Giriş yapmadınız.

  • "mehmet akpınar" bir erkek
  • Konuyu başlatan "mehmet akpınar"

Mesajlar: 9

Konum: Mersin

Meslek: Mühendis

  • Özel mesaj gönder

1

Saturday, June 9th 2018, 11:47pm

Mutlu Olmak

MUTLU OLMAK


“Aklın süsü dildir, dilin süsü söz,
İnsanın süsü yüzdür, yüzün süsü göz.”
Bu veciz söz 1000 yıl önce yaşayan Yusuf Has HACİB ‘in “ Mutluluk veren bilgi” anlamına gelen “ Kutadgubilig” adlı eserinde yer almaktadır.

Demek ki, mutlu bir topluma, mutlu insanlara her zaman özlem duyulmuş, mutluluğu yakalamanın sırrı hep araştırılmış!
Günümüzde gülen yüze, pırıldayan göze, tatlı dile ve güzel söze çok ihtiyacımız var. Caddeler, sokaklar, iş yerleri gergin, çatık kaşlı insanlarla dolu. Her an olumsuz bir tavırla, sorulara verilebilecek ters bir cevapla karşılaşmamız mümkündür. Hoşgörü , anlayış giderek azalıyor. Acaba nasıl hitap etsem, olumlu bir cevap alabilirim diye düşündüğümüz çok olmuyor mu? Zaman zaman sinir katsayımızı kontrol altına almak gerçekten güç oluyor.

Dün daha mı mutlu idik, bugün neden böyleyiz? Teknoloji ilerledi; haberleşme, ulaşım imkanları arttı. Ama, hayatı kolaylaştıran onca imkana rağmen mutluluğumuz artmadı.
Bir günü doyasıya, sakin sakin yaşayabiliyor muyuz? Sabahları sakin bir kahvaltı, aheste bir yürüyüşle işe gitme ve kendimizi işimize yoğunlaştırarak sağlıklı bir şeyler üretme imkanımız var mı?

Medya, telefon, teleks ve faks’dan sonra cep telefonu, internet, e-mail ve sosyal medya ile sürekli haber ve bilgi bombardımanı altında yaşıyoruz. Bilginin biri diğerine karışıyor; olmadık zamanda her şeyi alt üst eden haberler alabiliyoruz. Çoğu zaman haber, bilgi,doküman ve paylaşımları doğru değerlendirme imkanı bile bulamıyoruz.

Çevrenizde olaylar hızla gelişirken, bunlardan kaçarak bihaber yaşamak ta sizi mutsuz ediyor. Diyelim ki; 1 hafta TV,gazete, telefon,internet,sosyal medya v.s. olmayan bir dağ evinde inzivaya çekildiniz. Döndüğünüzde çok farklı bir ortamla karşılaşabiliyor,gelişmelerin dışında kalıyor ve bir takım fırsatlar kaçırdığınızı düşünerek üzülüyorsunuz.

Ne seninle, ne sensiz misali öyle veya böyle mutsuz oluyoruz. O zaman ne yapmalıyız? Teknolojinin bize sunduğu kolaylıkları iyi değerlendirmeli, işimize yaramayan haber ve bilgileri zihnimizden söküp atabilmeliyiz. Tabii ki, bu o kadar kolay olmuyor. Mutlaka iz bırakıyor, beyin hücrelerinden birine veya bir kaçına darbe indiriyor. Peki, mutluluk nerede ?

Mutluluk; belki masum bir çocuğun tebessümünde, yapılan küçük bir yardımda, bir güzel sözde veya pırıldayan bir gözdedir.Bazen çok uzağınızda,bazen de yanı başınızdadır ve onu yakalamak sizin elinizdedir.

Büyük ideallerin gerçekleştiğini görmek ise mutlulukların en büyüğüdür. İşte çile de oradadır.
Aklın ve yüzün süsü mutluluğun işaretleridir. Onların güzelliği bozulmadan mutlu olmayı başarmalıyız.
Her şeye rağmen habersiz ve bilgisiz kalmayalım. Doğru, güzel ve mutlu haberlerle yaşamanız dileğiyle…

Şu anda sizin dışınızda 1 kullanıcı bu konuyu geziyor:

1 Misafir

Benzer konular

Counter:

Hits heute: 482 | Hits gestern: 8,976 | Hits Tagesrekord: 32,785 | Hits gesamt: 10,772,978 | Klicks heute: 3,165 | Klicks gestern: 19,829 | Klicks gesamt: 115,483,073 | Alter (in Tagen): 2,519.1 | Gezählt seit: Jul 27th 2011, 11:39pm
Bu konuyu değerlendir
istatistikler

 

Web Stats