Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, MUT İLÇEMİZ NET sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

  • "Nihat MUSTUL" bir erkek
  • Konuyu başlatan "Nihat MUSTUL"

Mesajlar: 637

Konum: Mut

Meslek: Emekli Öğretmen, Yazar

  • Özel mesaj gönder

1

Friday, March 16th 2018, 1:08am

Dilim, Dilim Dilim Dilinsin!

DİLİM, DİLİM DİLİM DİLİNSİN!


Ulusal birliğimizin en temel taşlarından birisi de dilimizdir. Dil hepimizin anlaşma aracıdır. Düşüncelerimizi, duygularımızı dille anlatırız. Dil varsıllığımız anlatım varsıllığımızı getirir. Yalnızca sözcük sayısının çokluğu değil, terim ve deyimlerin de çokluğudur dil varsıllığı. Ve de bunların en geniş şekilde kullanılması ve geliştirilmesidir. Ve yine 50100 sözcük kullananla, bunun on katı yirmi katı sözcük kullananlar arasındaki farktır.
Bilindiği gibi Dil Devrimi 1932'de başladı. Atatürk Türk Dil Kurumu'nu kurdu. Amaç, hem dilimizi yabancı dillerin (başta Arapça ve Farsçanın) boyunduruğundan kurtarmak, hem de geliştirmekti.
Bu süreç 1950'ye kadar geldi. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle de kırılma noktası ve karşı süreç başladı.
Harf ve Dil Devrimine karşı çıkanlar aslında 1924'de de, 1932'de de vardı. Bu karşı çıkışın en gerçek nedeniyse, yeni harflerin ve yeni dilin “eskiyle bağları kestiği” değil, dinle bağları kestiğiydi.
Karşı devrim süreci sürdü.
Zaman zaman yayımlanan genelgelerle Türkçe sözcükler yasaklandı.
Türkçe sözcük toplatıldı.
Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu kapatıldı.
Yani Türkiye, dünyada kendi dilinin sözcüğünü toplatan, kendi dilinin sözcüklerini yasaklayan tek ülke oldu.
Atatürk devrimci bir kişiydi. Çağdaş bir Türkiye için toplumsal gelişimin önündeki en büyük engelleri kaldırdı. Bütün bunlara da Atatürk Devrimleri denildi.
12 Eylül'de yasaklanan ilginç sözcüklerden birisi de bu devrim sözcüğüdür. Yerine okunması, yazılması ve söylenmesi zor olan 'inkılâp' sözcüğü dayatıldı, zorla ders kitaplarına, okullara, üniversitelere… sokuldu. Şimdi öğretmenlerimizin de, öğrencilerimizin de dilinde, ne acı ki, devrim yerine 'inkılâp' vardır. Ama bütün bunlar onların suçu değildir.(Bir yere kadar)
Ne yazık ki dilimizdeki kirlenme ve önündeki gelişememe engeli sürmektedir. Oysa Türkçemiz geliştirilmeye en açık dillerden birisidir. Arapça sözcükler yeniden hortlatılmaktadır. Çocuklarımız, televizyonlarımız ve işyerlerimizin adları küresel çarpık dil dayatmasının saldırısı altındadırlar. Devlet kurumlarındaki sayısız söz sahipleri Dil Devrimine karşı olan insanlarla doldurulmuştur.
Geçenlerde bir ilköğretim okuluna gittim. Koridorun (Türkçesi geçenek) tavanında, merdivene doğru asılmış ışıklı bir tabela (Türkçesi yok) gördüm. Kendimi bir anda okulda değil de, metro (!) gibi bir yerde hissettim. Tabelada merdivene doğru ışıklı bir ok, ışıklı bir çocuk ve EXİT diye bir yazı vardı. Yazının anlamını orada bulunan bir öğrenciye sordum. “Koşmayacakmışız” dedi. Bir öğretmene sordum. “Valla ben de bilmiyorum” dedi. Dilimizin yüzkarası bu. Hem de bir okulumuzda. Bunu oraya taktırandan Türkçemiz adına ne beklenir ki?!
Çıkış yerine 'exit' dersem, dilim, dilim dilim dilinsin!
Belli ki işimiz zor.
Öyleyse bu konuda hepimize sorumluluklar düşüyor.
İşte kişi kişi hepimize düşen görev, günlük yaşamımızda öz Türkçe sözcükler kullanmaya özenmeliyiz; örneğin 'kelime' yenine sözcük, 'okey' yerine evet, 'inkılâp'' yerine devrim, 'alaka' yerine ilgi, 'imkân' yerine olanak… demeliyiz.
Ama hepimize düşen asıl bir görev de, Milli Eğitim Bakanlığını yüz kazan suyla, yüz kalıp sabunla, güzelce yıkamalıyız.
Çünkü dilimizi yitirirsek kimliğimizi de yitiririz.
Çünkü yurtsever olmanın gerçek bir yolu da, dil bayrağımız Türkçeyi, dil ülkemizde dalgalandırmaktır.
mutilcemiz_logo

mutilcemiz


Şu anda sizin dışınızda 1 kullanıcı bu konuyu geziyor:

1 Misafir

Benzer konular

Counter:

Hits heute: 722 | Hits gestern: 5,025 | Hits Tagesrekord: 32,785 | Hits gesamt: 10,645,148 | Klicks heute: 3,379 | Klicks gestern: 33,863 | Klicks gesamt: 115,077,304 | Alter (in Tagen): 2,496.15 | Gezählt seit: Jul 27th 2011, 11:39pm
Bu konuyu değerlendir